top of page

GAMZE KIZILTUĞ

Sosyolog | İletişimci | İyi Oluş Uygulayıcısı

Uyguladığım Teknikler

Bedensel farkındalığı temel aldığım seanslarımda,

eğitimlerim ve hayat deneyimimle şekillenmiş olan bütüncül bir yaklaşımı paylaşıyorum.

Masaj eğitimlerimde edindiğim anatomik bilgiyle, yolculuğumda geliştirdiğim sezgisel yaklaşımı birleştirdiğim bir akışta bireysel seanslar veriyorum. 

Uzun süreli sabit duruşların sebep olduğu duruş bozuklukları ve kas gerginlikleri, hareket kısıtlılıklarına sebep olabilir. Hareketlerimiz kısıtlandıkça, bedenimizi yekpare (tek parça) kaplayan fasya dokusunda da sıkışıklıklar ve gerginlikler oluşur. Bedenimizin bu şekilde form değiştirmesi, dolaşım sistemlerimizin çalışmasıyla ilgili sorunlar da ortaya çıkarabilir.

Kaslarla beraber fasya dokusuna da uygulanan derin bağ doku masajı, gerginlik ve sıkışıklıkları esneterek bedene boşluğu ve hareketi yeniden hatırlatır.

Doku ve kaslara yapılan uygulamalarla lenf sistemindeki dolaşım da yenilenir.

Akışın bu şekilde yenilenmesi ile masaj sırasında açığa çıkan toksinler, lenf sistemi aracılığıyla vücuttan dışarı atılır. 

Bu yenilenmeye alan açmak üzere, seansların hemen sonrasında ve takip eden 1-2 haftalık süreçte bol su içerek bu toksinleri vücuttan dışarı atmak, iyileşme sürecinin bir parçasıdır.

Beden yenilendikçe yeni bilgiler beden farkındalığına taşınır.
 

Manuel (ellerle uygulanan) bu teknikle paylaştığım seanslarda,

kaslara hareketi, doku ve sistemlere ise dolaşımı hatırlatmak üzere

sezgisel ve doğaçlama bir akış uyguluyorum. 

Farkındalığımızı gözetemediğimiz durumlarda bedenimiz,

 doğal bir koruma mekanizmasını kendiliğinden devreye alır.

Uzun süreli sabit duruş veya hareketler sonucu içinde bulunduğumuz yeni forma uyumlanmak üzere bedenimiz kendiliğinden yeniden yapılanır.

Ani hareketler, düşme, çarpma, kaza gibi deneyimler sırasında da benzer bir yapılanmaya geçer.

Bu değişimler sırasında kas grupları boyunca sabit noktalarda kas düğümcükleri oluşur. 

Bize zarar verecek hareketlerin kısıtlanması ile kas ve iskelet sistemlerimiz korunur.

Bedenimizin, kendini korumak veya direnç geliştirmek üzere yarattığı bu düğümcüklerin hayati işlevi tamamlandığında çözülmesi gerekir. 

Kas düğümcüklerinin (tetik noktaların) çözülmesi için, bedene yeni bir bilginin farkettirilmesi gerekir: Tehlike veya ihtiyaç ortadan kalktığı için artık bir koruma mekanizmasına gerek olmadığı bilgisi.

 

Bu yeni bilgi ile ilgili farkındalık geliştirilmez ise duruş bozuklukları ve ağrılar yaşayabiliriz.

Bedenin kendine has formuna yeniden ulaşmasıyla ilgilenilmediğinde ise kronik (uzun süreli) ağrı, acı, gerginlik gibi işaretler ortaya çıkabilir.

 

Tetik nokta masajı, bu düğümcüklerin serbest kalması için parmak uçları veya dirsekler ile kişinin acı eşiğine özel bir bası uygulanmasına dayanan manuel (ellerle uygulanan) bir masaj tekniğidir.

Kişinin sürece farkındalık ile katılımı sağlanarak bası aracılığıyla kas düğümcükleri (tetik noktalar) çözülür.

Boşluk ve hareket bedene yeniden hatırlatılır.

Seansın devamındaki 1-2 hafta boyunca bu yeni yapılanma devam eder. Kendi farkındalığımız ile ilişki kurmamız ve bunu hayatımıza yansıtmamız sayesinde yapılanmanın sürekliliği sağlanabilir.

Kişinin kendi farkındalığı ile süreci desteklemesinin tamamlayıcı bir iyileştirici gücü vardır. 

FASYA NEDİR?

Esnedikçe değişen likit bir örümcek ağına, bir giysiye benzeyen fasya, bedenimizi yekpare halde kaplar. 

Yoğun bir şekilde dokunmuş esnek bir kılıf gibi; her kasımızı, kemiğimizi, sinirimizi, atardamarımızı ve damarlarımızı, kalbimizi, akciğerlerlerimizi, beynimiz de dahil olmak üzere tüm iç organlarımızı ve omuriliğimizi çevreler.

 

Fasya, tüm canlılık dokularımızın, tek bir doku gibi iç içe geçtiği ve beden hafızamızın saklandığı bütün bir dokudur.

Beden Terapisi teknikleri, yaşadığımız olay ve durumlarla değişen fasya dokusunun, doğal esnekliğine kavuşması için yapılan uygulamaları içerir.

Ağrı ve hareket kısıtlılıklarının azaltılmasıyla, bedenin bütünsel sağlığına kavuşması kolaylaştırılır.

Estetik cerrah Dr. Jean-Claude Guimberteau'nun endoskopi yöntemi ile 25 kat büyütülen canlı bedendeki fasya dokusunu gösteren 'Strolling Under The Skin' filminden bir kesit.

KEMİK FOTOĞRAFLARI

Yin Yoga eğitmeni Paul Grilley'in web sitesinde yer alan kemik fotoğrafları, iskelet sisteminin, farklı kişilerde nasıl farklı yapıda olduğunu, doğal çeşitliliği gösteriyor.

İnsanların kemikleri birbirinden farklıysa, eklemler de farklı hareket alanlarına sahip olacaktır.

 

Farklılıkların hiçbiri patolojik değil. Her insanın hareket alanının kendine has olduğunu ifade ediyor. Bu çeşitlilik, iki insanın aynı yoga pozunu neden farklı yaptığını görsel olarak ortaya koyuyor.

scapula-2.jpg

İki adet sağ kürek kemiği.

Soldaki örnek kolayca ellerini arkasında kenetleyebilir.

Sağdaki örneğin omuz çıkıntısı, bu hareketi engelleyecektir.

LENF SİSTEMİ

Bedenimizin Arınma Döngüsü

Sindirim sistemimizden geçip kana karışan maddelerin bir kısmı bedenimizi beslerken, işlevsiz olan diğer kısmı boşaltım sistemleri ile bedenden dışarı atılır.

Sindirim sistemi ile bedenden atılamayan moleküller, kan dolaşımındaki kirli kanı taşıyan damarlar aracılığıyla 'temizlenme döngüsüne'  yeniden dahil edilir. 

Tüm bedeni ağ şeklinde kaplayan kan damarları, dokularda biriken bu atık maddeleri, yani toksinleri de füzyon (geçişkenlik) ile temizlenme döngüsüne aktarırlar. Kan dolaşımına aktarılamayan büyük moleküller ise yine füzyon aracılığıyla lenf sistemi tarafından dokulardan toplanır. 

Nasıl beslendiğimiz, su içme düzenimiz veya hareket ile olan ilişkimize bağlı olarak toksinlerin bedenden atılmasının dinamiği farklılaşır. Dolaşım sistemlerinin çalışması, bizim kendimize nasıl baktığımıza göre farklılık gösterir.

lymphatic-system-1296x1000-body-1024x949.webp

Bedenden kolaylıkla atılamaması durumunda toksinler dokulara yerleşirler. Bu birikimin dokularda katılık oluşturması durumunda lenf sistemi bu sıkışık alanlardaki toksinleri sisteme dahil etmekte zorlanır. Damarlar artık akışkan değil de katı olan bu birikmiş maddeleri geçiş yoluyla (füzyon) içine alamadığı için, toksinler dokuda yerleşmeye başlar. Dokularda biriken toksinler sisteme aktarılamadıkça selülit adını verdiğimiz sıkışık doku yapılanmaları veya fasya üzerinde gerginlikler oluşur. Bedendeki bu sıkışık alanların arınması tam olarak gerçekleşemez.

Doku yenilenmesinin tam anlamıyla gerçekleşemediği bu durum, o bölgedeki dokuların yapısını değiştirerek, hareket kısıtlılıklarına ve bedensel şikayetlere sebep olabilir.

Masaj uygulamaları, dokuları esnetirken dolaşım sistemlerimizin düzenli çalışmasını da destekleyerek, farkındalık aracılığıyla bedene akış ve boşluğu hatırlatır. Dolaşım sistemleri ile beraber bedendeki enerji akışı da yeniden dengelenir.

© 2025

Gamze Kızıltuğ

.

bottom of page